BLOG

DEFİLENİN TARİHÇESİ

DEFİLENİN TARİHÇESİ

Aklımın yeni ermeye başladığı dönemlerde, teyzemin yanında ara sıra biçki-dikiş kursuna giderdim. Onların düz renk, çiçekli, rengârenk kumaşları kesip, biçmeleri; birbirinden güzel elbiselere, gömleklere, eteklere dönüştürmelerini izlemek keyif verirdi.

Sıra, yıl sonunda diktiklerini sergilemeye gelince kursun büyük salonuna bir podyum hazırlanır; kenarları kumaşlarla, çiçeklerle süslenir ve dileyenler kendi giysilerini giyerek bu yolda yürüyüp, gelen misafirlere göstermiş olurlardı.

O yoldan benim de çocuk hâlimle kısacık bir yürümüşlüğüm vardır.

Zaman içinde, izlediğim ilk defilenin üstüne, televizyondan daha birçoğunu görme fırsatı buldum.

Defile Nedir?

Defile, Fransızca’dan dilimize gelip yerleşen kelime. Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptıkları gösteri, giyim gösterisi anlamında kullanılır…

Dünyaca ünlü markaların, her mevsim dönüşünde eserlerini sergiledikleri defileler, benim gibi birçok insanın ilgisini çeker.

Sergilenen çoğu kıyafeti genellikle abartılı ve garip buluruz.

Hatta, bunlar acaba nerede giyilecek?

Kim giyer bu kıyafetleri? diye düşünmeden edemeyiz…

Tabii defilelerde amaçları ses getirmek, ürünlerini pazarlamak, markalarını duyurmak, bilinen markaların da yerlerini sağlamlaştırmak olduğundan,  firmalar her türlü ilginç kıyafet ve sunumu göze alıyor…

Bazı defileler aylarca, hatta yıllarca konuşuluyor…

Dünyada İlk Defile

Kaynaklarda tarihte ilk defileyi yapan kişi, ünlü moda tasarımcısı Charles Frederick Wort olarak geçer.

Tasarımcı, zengin müşterilerine giysilerini tanıtmak için canlı modeller kullanır.

1858’de Paris’te kurduğu moda salonunda, Avrupa kraliyet ailesine de defileler yapar.

20.Yüzyılda Defileler

19. yüzyılın sonunda defile organizasyonları iyice yaygınlaşır.

1905 yılında moda tasarımcısı Lucille Glyn, sahne ve müzik eşliğinde Londra’da ilk defileyi düzenler.

Yirminci yüzyılın başında moda endüstrisinin iyiden iyiye gelişmesiyle giyim ve aksesuar üreticileri, derneklerde birleşerek, koleksiyonlarını sergilemek için fuarlar düzenlemeye başlarlar.

Fuarlarda izleyiciler, canlı modeller ile yapılan defileleri çok beğenilir.

Defileler çok popüler olur.

Moda dünyasının ayrılmaz parçası haline gelir.

Erkekler de Zaman İçinde Podyumda Yerini Aldı

Dünyadaki defileler başlangıçta kadınlar için yapılıyordu.

Zaman geçtikçe, erkekler de düşünülerek defileler hazırlanmaya başladı.

Erkekler için ilk defile Temmuz 1952 de Floransa’da düzenlendi.

Bundan sonra da kadın ve erkekler hem birlikte, hem de ayrı ayrı defilelerde yer aldılar.

Paris

Defilelerin İlk Şehri

1800’lü yıllarda podyumların gerçek sahibi Paris’ti.

İnsanlar defile izlemeyi, dikilen kıyafetleri canlı mankenlerin üzerinde görmeyi gün geçtikçe daha çok sever oldular.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarıyla tahrip olan Avrupa ülkeleri ve özellikle Paris, 1900’lü yıllarda modadaki etkin konumunu kaybetmeye başladı.

New York şehrinin moda basamaklarında yükselişi de bundan sonra oldu.  

1903 yılında Amerika’da ilk moda defilesi, o zamanın ünlü mağazası Ehrich Brothers tarafından yapıldı. Ancak aynı yıl yapılan bir başka defile daha çok konuşuldu.  

Şehirdeki en güzel 12 kadının Paris modasını podyumda sergilemek üzere çağrıldığı defile o dönemin haberlerine göre, kadınların podyum sıralaması nedeniyle birbirlerine girmesi sonucu fiyaskoyla sonuçlandı.

Moda yazarı Eleanor Lambert’in Amerikan tasarımcıları vitrine çıkarmak üzere devletten destek alarak düzenlediği ilk defilenin ardından, New York Moda Haftası bir gelenek haline geldi.

1962 yılında Siyahi mankenler de podyumda görülmeye başladı.  

Sonrasında cinsiyetsiz mankenler, hatta robotlar…

Daha da abartılmış makyajlar, tuhaf saç şekilleri, kıyafetler derken, her yıl ses getirecek yenilikler ve aykırılıklarla şenlenir oldu podyumlar…

Atık Malzemelerle Defile

Defilelerde atık malzemelerden yapılan ilginç kıyafetler bile ilgi çeker hale getirildi. Hatta son yıllarda artan çevre bilinciyle, atık malzemelerden dönüştürülmüş giysiler tercih edilmeye başladı. Bu da markaların defilelerine gözle görülür şekilde yansıdı.

Yıllar önce bunu keşfeden isim, çöp kutularında bulduğu kumaşlar ve anneannesinin kullanmadığı eskilerle kendine has bir moda oluşturan Miguel Adrover oldu.

New York’taki ilk defilesine  zımparalanmış ve çayla boyanmış kıyafetlerle çıkardı mankenleri.

Defilede lüksü temsil eden tek şey, mini eteğe dönüştürülmüş son derece pahalı bir marka çantaydı.

Türkiye’de Yerli Malı Defilesi

1950’lerde Türkiye moda dünyasında İstanbul Kız Lisesi Mezunlar Cemiyeti tarafından ilk kez Yerli Malı defilesi yapıldı.

Ucuza alınan malzemelerle, güzel elbiseler dikilebileceği düşüncesiyle yola çıkılan defile ilgi gördü.

O günden beri de ülkemizde gerek ünlü firmalar, gerekse kendi halinde firmalar tasarladıkları giysileri sergilemek için defileler yapıyorlar.

Her Defile Bir Hikâye Anlatır

Yeni sezon kıyafetlerin sergilendiği platformlar olmanın çok ötesinde olan defileler, izleyenlere bir hikâye anlatıyorlar aynı zamanda…

Bu hikâyeyi ne kadar iyi anlatırlarsa  gösteriler o kadar unutulmaz hâle geliyor. Arşivlerde yerini alıyor, moda tutkunlarının hafızalarına kazanıyor.

Defile platformları, giysiler, hikâyeler değişiyor, şov hep devam ediyor.

Çin Seddi’nde, Dunhuang Çölü’nde, New York’ta bir kütüphanede, bir çocuk parkında, Opera Binası’nda ve daha birbirinden ilginç mekânlarda defileler düzenleniyor…

Meselâ  birkaç yıl önce ünlü bir marka çantalarını drone ile tanıttı. Robotlarla yapılan defileler de oldu.

Hatta bir tanesi ülkemizde yapıldı. Kahramanmaraş’ta bir tekstil zirvesinde, ünlü mankenlerin yanında bir robot da podyuma çıktı.

Salgın Döneminde Defile

Salgın döneminde karantina ve kapanmalardan dolayı her sektör olduğu gibi moda sektörü de çok etkilendi. Defileler iptal edildi.

Bu durumda yeni arayışlara gidildi.

İlk kez dijital platformda bir defile hazırlandı. 2020-2021 sonbahar kış koleksiyonlarının tanıtımı için dev bütçelerle bu kez ünlü sinema yönetmenleri ve fotoğraf sanatçıları çalışarak, ortaya çok değişik bir film çıkardılar.

Bu sıra dışı defile filmini 10 dakikalık kısa zaman diliminde yüz binlerce kişi izledi…

Görülen o ki dünya nasıl bir düzenin içinde girse de moda dünyası buna ayak uydurmak için kolları sıvıyor. İzlenilen, beğenilen ürünler sunabiliyor.

Podyumun şekli, yeri, defilelerin içeriği değişse de, insanların görmek, seçmek, izlemek ve tüketmek merakı hiç bitmeyeceğe benziyor.

Bu istek, talep oldukça moda sektörü daima kendini yenileyerek yolunda devam edecektir…